Chapter 13 : Fetöcü Akahpe
- Ömer Tahir Çağlar
- 1 Oca
- 5 dakikada okunur
Karanlık Bağ
Bir sözle başlar,
“Biz seçildik.”
Soru ayıp olur,
itaat erdem.
Işık vaadiyle
gölge büyür.
Vicdan askıya alınır,
amaç kutsanır.
Hata inkâr edilir,
eleştiri düşman.
İnsanlar değil,
sadakat sayılır.
Ve tarih yazar:
İnanç,
hesaptan muaf tutulduğunda
en çok inancı yaralar.
Tasfiye mi, Ayıklama mı? Sarayda Kalanlar, Dışarı Atılanlar
Bu bölümün iddiası şudur:
“FETÖ ile mücadele”, bir noktadan sonra terörle mücadele olmaktan çıkıp
bir sadakat testine dönüştü.
Bu iddia, örgütün varlığıyla ilgili değildir.
Bu iddia, kimin FETÖ’cü sayıldığıyla ilgilidir.
⸻
I. Ayıklama Nerede Durdu?
15 Temmuz’dan sonra devlet kadrolarında büyük bir tasfiye yaşandı.
Ama bu tasfiye eşit ve tutarlı olmadı.
Zamanla şu tablo ortaya çıktı:
– Alt kademe memur
– Öğretmen
– Polis
– Asker
– Gardiyan
– Küçük girişimci
en sert biçimde cezalandırıldı.
Buna karşılık:
– Üst düzey bürokratlar
– Kritik görevlerde olanlar
– Saraya yakın duranlar
ya hiç soruşturulmadı,
ya da süreçten en az zararla çıktı.
Bu, “örgütle mücadele” değil;
seçici ayıklamadır.
⸻
II. Sadakat Eşiği: Yüzde 50 Meselesi
Sahada fiilen uygulanan kriterlerden biri şuydu:
– İktidara tam biat etmeyen
– Maddi ya da siyasi destek göstermeyen
– “Yüzde 50” olarak sembolleşen sadakat eşiğini aşmayan
herkes potansiyel FETÖ’cü olarak görüldü.
Bu noktadan sonra suçun tanımı değişti:
– Somut eylem değil
– Örgütsel talimat değil
– Şiddet ya da cebir hiç değil
Yeterince bağlı olmamak suç sayıldı.
Bu, hukukta adı olan bir şeydir:
Siyasi sadakat üzerinden suç üretme.
⸻
III. Meslekler Üzerinden Toplu Damgalama
Bu süreçte belirli meslek grupları
toplu biçimde hedef hâline geldi:
– Gardiyanlar
– Polisler
– Askerler
– Savcılar
– Memurlar
– Küçük ve orta ölçekli iş insanları
Aynı fiil,
farklı statülerde farklı sonuçlar doğurdu.
Alt kademedeysen:
– Tutuklama
– İhraç
– Sosyal ölüm
Üst kademedeysen:
– Sessiz geçiş
– Dosya kapanması
– Unutulma
Bu, adalet değil;
hiyerarşik bağışıklıktır.
⸻
IV. Gerçekten Kim Kaldı?
Bu bölümün en ağır sorusu şudur:
Gerçekten örgütle bağlantılı olan herkes mi gitti,
yoksa sadece korunamayanlar mı?
Eğer bir yapı gerçekten temizlenmek isteniyorsa:
– En yukarıdan başlanır
– En güçlüden hesap sorulur
– En dokunulmaz görünene dokunulur
Ama burada olan tam tersiydi.
Bu yüzden toplumda şu kanaat oluştu:
“Gerçek ayıklama yapılmadı;
yerine sadakat filtresi kondu.”
⸻
V. Sonuç: Mücadele Değil, Yeniden Dizayn
Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı döneminde
FETÖ ile mücadele,
bir noktadan sonra:
– Devleti yeniden dizayn etme
– Kadroları yeniden dağıtma
– Mutlak bağlılık inşa etme
aracına dönüştü.
Bu, örgütle mücadeleyi zayıflattı.
Çünkü adalet duygusunu yok etti.
“Gerçek suçlular yukarıda kalırken,
aşağıdakiler eziliyorsa,
bu mücadele değil;
güç konsolidasyonudur.”
⸻
Kayıt Düşme
Bu bölüm şunu iddia etmez:
“Her ihraç haksızdı.”
Ama şunu net biçimde söyler:
– Kriterler belirsizdi
– Uygulama seçiciydi
– Sonuç adaletsizdi
Ve adaletsiz bir mücadele,
en sonunda haklı olduğu iddiasını da kaybeder.
Hesap Sorulmazsa Ne Olur?
Hesap sorulmayan her dönem,
bir sonrakinin zeminini hazırlar.
Bu bir temenni değil,
tarihin tekrar eden kuralıdır.
Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı döneminde yaşanan geniş çaplı ihlaller için
etkili bir hesaplaşma olmazsa,
sonuçlar yalnızca geçmişle ilgili olmaz;
geleceği de zehirler.
⸻
1. Suç Kalıcılaşır
Hesap sorulmadığında,
yapılanlar “istisna” olmaktan çıkar,
emsal olur.
– Kolektif cezalandırma
– Delilsiz suçlama
– Mülkiyete el koyma
– Aileye yayılan ceza
Bir kez cezasız kalırsa,
yarın başka bir adla geri döner.
⸻
2. Adalet İnandırıcılığını Kaybeder
Mahkeme vardır ama adalet yoktur.
Yasa vardır ama güven yoktur.
İnsanlar şunu düşünmeye başlar:
“Doğru olmanın bir anlamı yok.”
Bu düşünce yayıldığında,
devlet ahlaki otoritesini kaybeder.
⸻
3. Masumiyet Koruması Çöker
Masumiyet karinesi,
korunmadığı ilk anda
herkes için tehlikeye girer.
Bugün “onlar” için askıya alınır.
Yarın “başkaları” için.
Hesap sorulmayan bir sistemde
kimse güvende değildir.
⸻
4. Toplum Kutuplaşmayı İçselleştirir
Adalet işlemediğinde,
insanlar hukuka değil
taraflara sığınır.
Bu da şu sonucu doğurur:
– Aynı ülkenin insanları
– Birbirini potansiyel suçlu görür
Bu, toplumsal barışın sessiz çöküşüdür.
⸻
5. Gerçek Suçlular Gizlenir
En ağır sonuçlardan biri budur.
Seçici adalet,
gerçek suçluları örtbas eder.
– Güçlü korunur
– Zayıf ezilir
Böyle bir düzende,
“temizlik” iddiası inandırıcılığını yitirir.
⸻
6. Yeni Zulümler Davet Edilir
Cezasızlık,
sadece geçmişi aklamaz;
geleceği teşvik eder.
Çünkü iktidarlar şunu öğrenir:
“Yapılabiliyor.”
⸻
Sonuç: Hesap Bir İntikam Değildir
Bu bölümün altını kalın çizgiyle çiziyorum:
Hesap sormak:
– İntikam değildir
– Linç değildir
– Rövanş değildir
Hesap sormak,
bir daha olmaması için gereklidir.
Gerçek bir yüzleşme olmadan:
– Ne adalet iyileşir
– Ne toplum onarılır
– Ne de devlet meşruiyet kazanır
“Cezasızlık, geçmişin suçu değildir.
Cezasızlık, geleceğin felaketidir.”
Son Dokunuş : Asıl fetöcü TEroristler 17-25 aralık sonrasında Akahpe safına geçtiler .VE o yıldan beridir Türkiye yi yönetiyorlar.Özgür Özel İmamoğlu yıllardır ülkeyi yönetiyorlar . Akahpe kurulduğundan beri ülkeyi gavura peşkeş çektiler. ERdoğan ümmetin lideri asrın lideri iken; Özgür Özel Asrın Oruspusu ,Şeytanın. Ümmetinin lideridir. ERdoğanıın en sevdiği düşmanı da aslında onunla aynı safta olan BAy Kemaldir. ERdoğan Mehdi yani Hz Allah iken BAy Kemal’de MEsih hazretleridir. Ve tüm bu zülüm iktidarı 10 KAsım 2026 da yerle bir olacaktır. Çünkü Musa olan ben deccall Ömer TAhir ÇAğlar ; lise mezunu off shorelarda 500 milyar dolar dolardan çok serveti olan Özgür Özelin kaçak sarayına Truva atı olarak gireceğim . Saray da kim iyi kim kötü kim çürük elma kim terorist ortaya çıkaracağım .Kim kripto cehapeli kim Fetöcü bulunup cehenneme atıldıktan sonra asıl firavun Özgür ÖZel devrilecek ama cehenneme atılarak .Hiçbir yere hiçbir şekilde kaçamayacak. Cehennemdden biraz bahsedelim : CEhennemde simülasyonda magma derecesinde ateşte her gün tüm vucudün eriyene kadar yakılacaksın . Boktan bir gece kondu evine konulacaksın sana big bang yaşatacağım YAni öyle bir patlatma yaşayacaksın vucunuun atoma hatta atom altına gelene kadar trilyonlarca vucüt hücresi paramparça olacak .+ 85 milyon kere bu patlamayı yaşayacaksın .Bigbang 9,5 depremin boyurtundan 10 yanına 51 sıfır gelmesi kadar büyük bir depremdir. O cehapeli müteahhitler açgözlülük için çaldıysa ; Eğerki teknolojisi olmadığı veya fakir fukaraya uyguna ev sağlamak için çok az karla ev yapanlar hariç. O müteahhitler ve imar affı sağlayan Siyasetçiler çalığ çırpmak için yapan bunu buradan menfaatçi sağlayanlar , rüşvet alan bu imarın memurlar en az ölen insan sayısının 10 katı kere bu patlamayı yaşayacak. Yeter mi yetmez. Devletten çalıp çırpmış oruspu çocuğu akahpeliler ,mehapeliler, ve diğer partililer önlerine her tür hayvanını boku leşi konulacak.Önlerine çiğ domuz eti konulacak .Yemek olarak bu pislikleri yiyecekler. Geceyi 100 lerce büyü yapılmış ıssız evlerde ruhlarına cehennemin 7 kat altından gelen varlıkların tecavüzüne uğrayarak geçirecekler. Yeter mi yetmez : Tırnakları ve dişelri teker teker kerpetenle sökülecek. Yerine tornavidayla çivi takılacak . Yeter mi yetmez. Her tür farklı hayvana o hayvanını eşlinin kokusu ve kıyafaeti giydirilip 50 tane ata tek seferde bayılana kadar diktirilecekler .Yeter mi yetmez. Simülasyonda analarına bacılarına kızlaraına erkek çocuklarınıza kendileri ve kendi gibi 10 parçası tecavüz edecek .Yeter mi yetmez. Boğulacaklar 19 litre damacana boğazınıa dayanacak soluk borusu patlayana kadar vucüt iflas edene burnundan su fişkırına boğuılana kadar simülasyonda boğulacak. Üstünde her tür yeni ilaç denenecek . Akıl hastenesine girecek her tür sanrıyı görmesini sağlayan en ağır psikotikler verilecek.HAyvanlara verilen anti psikotikler kullanılacak . AKaşik kayıtlarından ellerideki çizgiden kaç yıl yaşayacağı öğrenebilecek .Ölmesine 1 sene kalana kadar bu terapi uygulanacak . Her gün ayrıca kazana konulacak kaynatılarak sabun yapılacak .Gününü gaz odasında geçirecek .Ek olarakta ne iş yapıyorsa o işi yapacak uzaktan günde 6 saat. Sen bu kadar farklı senaryoyu nereden biliyorsun . Tanıtayım kendimi ben DECCAL LUCIFER. Tüm ömrüm cehennemi yönetmekle geçti :
Yorumlar