top of page

16.2 Şeytanın Adliyesi

  • Yazarın fotoğrafı: Ömer Tahir Çağlar
    Ömer Tahir Çağlar
  • 1 Oca
  • 2 dakikada okunur


Savcı konuştu önce:

Suçu anlattı,

ama faili değil

niyeti sakladı.


Deliller seçildi,

dosyalar elendi.

Gerçek ağırdı,

taşınmadı.


Avukat ayağa kalktı:

“Şartlar” dedi,

“zorunluluk.”

Vicdanı yumuşattı,

kelimelerle.


Hakim dinledi,

ama duymadı.

Çünkü karar

önceden yazılmıştı.


Adliye doluydu,

adalet yoktu.

Cübbe vardı,

terazi yoktu.


Ve şeytan,

hiç konuşmadı.

Gerek de yoktu.

Herkes görevini

eksiksiz yaptı.


Tarih not düştü:

Adalet,

kötülükle ittifak kurduğunda

en tehlikeli hâline ulaşır.


Çünkü o zaman

kötülük

hukuk kılığına girer.


Şeytanın Avukatı Zihniyeti


(Gücü Aklayan Hukuk Dili Üzerine)


1) Alegori: Cübbeli Sessizlik


Bir mahkeme salonu düşün.

Duvarlar ağır, cübbeler siyah.

Her şey ciddi, her şey usulüne uygun.


Ama içeride bir tuhaflık var:

Hakikat konuşmuyor.

Yöntem konuşuyor.


Sözler adalet için değil,

sonucu meşrulaştırmak için kuruluyor.


Burada avukat savunmaz;

aklar.

Hakim tartmaz;

onaylar.

Savcı aramaz;

uydurur.


Sorun rol değil;

rolün amacıdır.



2) Analiz: Hukuk Ne Zaman Araç Olur?


Hukuk, gücü sınırlamak için vardır.

Ama şu eşik geçildiğinde tersine döner:

Sonuç önceden bellidir, dosya ona uydurulur

Usul, adaletin yerine geçer

Şekil, gerçeği boğar

Kanun, vicdanın üstüne çıkarılır

Eleştiri, “hukuka saldırı” diye bastırılır


Bu noktada hukuk,

adaleti üretmez;

iktidarı korur.


Şeytanın avukatı metaforu tam burada anlam kazanır:

Yanlışı savunmaz,

yanlışı mantıklı gösterir.



3) Ahlaki Hüküm: Hukukun Çöküş Eşiği


Bir toplumda adalet ne zaman ölür?

• Hukuk, zayıfa değil güçlüye çalışıyorsa

• Karar, kanıta değil konjonktüre göre çıkıyorsa

• Vicdan, “tarafsızlık” adı altında susturuluyorsa

• Cübbe, kalkan hâline geldiyse


Burada artık sorun tek tek kişiler değildir.

Sorun, kurumsallaşmış ahlaki çöküştür.



Kısa Manifesto

Hukuk, sonucu değil süreci savunur.

Usul, adaletin yerine geçemez.

Kanun, vicdansızlık için kılıf olamaz.

Meşrulaştırılan her yanlış, yarının normu olur.


Son söz:


Şeytanın en büyük başarısı,

kötülüğü savunmak değil;

onu hukuki gösterebilmektir


Son dokunuş :


Akıl ve ahlak öldüğünde millet bölünür. Kadıyı satın aldığın gün adetler ölür . Adaleti öldürdüğün gün devlet ölür . Fatih Sultan Mehmet


2016 15 Temmuz dan bugüne atanan tüm savcı ve hakimler torpille atandı . Benim kuzenim Filiz Miraç Karaca 2016-2022 arasında 6 kere Hakimlik Savcılık sınavına girdi . Altı kere sınavı  kazandı . En sonuncusunda Türkiye 96. Ve hepsinde elendi . Hakimler Savcıların çopu Akp MHP parti teşkilatının ahlaksız avukatlarıydı . Artı milletvekili bakan torpilin olmadan atama yapılmıyordu . Milyon dolarlık araçlar milyon dolarlık villalar aldı hakim ve savcılar rüşvet yiyerek . Hangi hakimin savcının hangi davaya atanacağı bilerek seçildi çünkü suçlu akahpelilerin mehapelilerin cehapeliliern pkklı hedapelerinin suçlarının para ile aklanması için bu yapıldı . Sonuçta kadıyı Satın aldıkları gün ADALET ÖLDÜ . Adalet ÖLÜNCE DE DEVLET ÖLDÜ !!!!!!!!!!!!!


Şeytanın

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Chapter 2 : AKAHPE vs Naziler

Otoriter Zihniyet ve Nazizm: Tekerrür Eden Desenler ( Prompt metin gelişerek birlikte yazıldı . Nazizm bir milletin adı değildir; iktidarın kutsallaştırıldığı bir zihniyet modelidir. Bu modelin temel

 
 
 
Chapter 3 : AKAHPE vs Firavun ve Musa kısası

Firavun ve Musa: Tekerrür Eden Karşılaşma Firavun dedi ki: “Ben düzenim.” Nil akıyordu, saraylar yükseliyordu, korku sessizliği besliyordu. Musa geldi. Elinde ne ordu vardı ne hazine. Sadece bir söz:

 
 
 

Yorumlar


Öğrenme Koçu

  • Instagram
  • YouTube

Bu bir paragraf. Bu metni değiştirmek veya düzenlemek için tıklayın. Çok kolay.

bottom of page